e-turkiye

July 18, 2010

İnternet yasaklarına karşı yürüyüşün basın analizi

Filed under: Koyunlar Ülkesi — admin @ 22:41

17 Temmuz günü yapılan İnternet Yasaklarına Karşı Yürüyüş, 18 Temmuz’da 6 farklı gazetede orta ve küçük boyutlarda haber oldu. Haberlerin çıkış sayıları ve bunların genel sebepleri konusunda ufak bir analiz yapmaya çalıştım. Umarım bu ve bundan sonraki etkinliklerde herkesin işini görür…

  1. Haberin oluşma saati ne yazık ki haberlerin tüm Türkiye gazetelerine girmesini sağlamaktan uzaktı. Saat 17:00′de başlayan yürüyüş doğal olarak İstanbul dışı baskıları kaçırdı. Gazetelere bu saatte girmesi bile mucize sayılır.
  2. Ajanslar haberi geniş ve kapsamlı olarak geçemedi.
  3. Gazeteler görüş olarak ikiye bölündü. İktidara karşı atılan sloganlar ve açık hedef haline getirmek, basının bir kesimini haberi kullanmamaya itti. Böylece toplumun bir kesimi ihtiyaç duyduğu halde mesajlara ulaşamadı.
  4. Resimler genellikle birbirinin aynıydı. Böylesi etkinliklerde daha farklı kareler organize edilebilir, üst katlardan kalabalığı gösteren karelerin kullanılması sağlanabilirdi. 1.000 kişinin katılımı olduğu söylense de her karede ortalama 15 kişiden öteye gidemedi görseller.
  5. Basının ilgi gösterebileceği kanaat önderleri ve/veya tanınmış şahsiyetler kullanılabilmiş olsaydı farklı basın organlarının konuya ilgi göstermesi sağlanabilir, haberin gazetedeki mürekkep payı artabilirdi. Yürüyüşün entelektüel yapısını ezmemesi için bunun yapılmamış olması öngörülebilir ama bazı şeylerin daha iyi çıkması için bir takım mesajlardan feragat edilebilirdi.
  6. Başlığa çıkması için önemli bir slogan seçilebilir ve onun üstüne oynanabilirdi. Gazetelerle yürüyüş içinden bir sözcünün röportaj yapması, röportaj yapan kişinin de basında bilinen biri olması konuyu daha yukarı çekebilirdi.

Bu söylenenlerin tamamına yakını hipotetik şeyler. Öyle olabilirdi, ama olmayabilirdi de. Ama bu 6 maddeden üçünün farklı yapılması haber sayısını da daha yukarı çekebilecek nitelikte olurdu.

İnternet yasaklarına yönelik yürüyüş analizi

Filed under: Koyunlar Ülkesi — admin @ 22:39

Bu yazı internet yasaklarına, sansüre karşı Taksim’de planlanan yürüyüşten önce, bu konuda herhangi bir fikre sahip olmadan, bilimsel temellere dayanmadan, bu yürüyüşü övmek ya da yermek amacı taşımadan, yanında, içinde ya da karşısında olmadan yazılmış bir “deneme”dir.

Bu yürüyüş bir sosyal aktivitedir. Belli kesimlerin kafasındaki belli düşünceleri değiştirmek, algıda farklılık yaratmak, dolayısıyla bir kesimin davranışlarında değişiklik sağlamak için organize edildiği varsayılmaktadır. O zaman aşağıdaki sorulara ecvap verilmelidir:

Türkiye’de sansür olduğu konusunda herkes hemfikir midir? Yani toplumun belli bir kesimi, medyası ve sosyal medyasının önde gelenleriyle aslında sansür yok yanlış hareket eden bir şirketin cezalandırılması olarak mı görmektedir bunu? Eğer öyleyse bu hareketten sonra herkes hemfikir olmaya başlayacak mıdır? Bir uyanış sağlanacak mıdır?

Bu yürüyüş riskli midir? Yani yürüyüş sırasında atılacak bir “yanlış” slogan insanların mevcut algısını değiştirip bu hareketi başlatan kişilerifarklı bir noktaya getirecek, olumlu olması muhtemel düşünceleri riskli olmaya doğru yöneltebilecek midir? Yürüyüşü tertipleyenler, yürüyüşü yapacaklar, aralarına girecek provokatörleri aradan çıkaracak, yanlış sloganları ortadan kaldıracak kadar bilgi birikimine sahipler midir, yetenekli midirler?

Algı değişiminde hedef alınan kitle kimdir? Basın mıdır? Mahkemeler midir? Bakanlar kurulu mudur? Başbakan mıdır? Konuya karşı katolik düşüncelere sahip kitle midir? Uyandırılması gereken halk mıdır? Yürüyüş aslında bir yerden bir yere doğru yapılmaz, bir şeye veya birine “karşı” yapılır. Karşı durulabilecek bir oluşum var mıdır ve daha önce sorulan sorularda belirtildiği gibi bu kitlede algı farklılaşması yaratılabilecek midir?

Ses duyurmak için yapılan bu aktivitede medya organlarında ertesi gün görülmesi planlanan mesaj nedir? Türkiye’de sansür var mıdır? Halk sansüre karşı mıdır? Bu yönetim sistemiyle bu iş yürümez midir? Bu hukuk sistemiyle bu iş yürümez midir? Bu insanlarla bu iş olmaz mıdır? Ya da bunların hepsi midir? Açıkça söylemek gerekirse halkın anlayabileceği, medyanın verebileceği mesaj sayısı bir, bilemediniz ikidir. Daha fazlasının verilebileceğini düşünmek çok yanlış olacaktır.

Bu konunun sahipleri kimdir? Bir başka türlü soralım soruyu: Konunun sarpasarması durumunda oluşacak sorumluluğu kim üstlenecekir? Bu toplantıyı düzenleyenler mi? Sivil toplum örgütleri mi? Muhalefet partileri mi?

Bu soruları sorduktan sonra bana gelmesi muhtemel soruyu da ben kendi kendime sorayım: O zaman bu yürüyüş yapılmasın mı? Hangi yürüyüş için bo soruların cevaplarının tamamı düşünülmüş veya sonuca bağlanmıştır ki? Bunun bir risk analizi, şu kadar sorular cevaplanınca yüzde XX’i geçince yürüyüş yapılsın yoksa yapılmasın gibi bir kural var mıdır?

Yarın bu toplantının çıktılarıyla birlikte bu soruların ne kadarına cevap bulunabildiğini birlikte analiz edelim. BU sefer biraz daha bilimsel olabileceğimizi varsayıyorum.

Yasak yere girebiliyor olmak suç mudur?

Filed under: Koyunlar Ülkesi — admin @ 22:38

Youtube yasaklarıyla ilgili kafaları kurcalaması gereken birkaç küçük soru:

  1. Bir şeyi yapmayı yasakladıktan sonra ona erişimi engellemek devletin görevi midir? (mesela adam öldürmek yasaksa tabanca almak imkansız hale getirilmeli midir?)
  2. Bir şeyi yapmayı yasakladıktan sonra devletin tüm imkanlarını kullanmaması, insanların bu yasağı delecek yeterliliğe sahip olması devletin ihmali yüzünden insanların cezasını düşürür mü?
  3. Kamu hizmeti veren bir kurumda bir hizmetin ayıplı olması, o kurumun tüm hizmetlerinin yasaklanmasını meşrulaştırır mı?
  4. Bir mükellefin vergi borcu varsa, o mükellefin (örneğin) yazdığı kitap bu mesele yüzünden yasaklanabilir mi?
  5. Varsayalım bir siteye engelleme var. Varsayalım o yasağı getiren ülkenin en kıdemli mülki amiri bu yasağı delebildiğini söylüyor. Kanunlar nezdinde bu beyan suça teşvik anlamına gelir mi? Yoksa sadece vay be mülki amire bak deyip geçebileceğimiz bir övünme cümlesi olarak mı kalır?
  6. Örneğin ben bir şirket kurdum, yurt dışından tükenmez kalem getirip satıyorum. Tükenmez kalemi üreten Çinli huag jiong şöng firmasının burada ofis açması zorunlu mu?
  7. Diyelim ki bir internet sitesi var ve nizami bir biçimde porno içerik satışı yapıyor. Kredi kartıyla giriliyor, girenler ben 18′in üstündeyim beyanında bulunuyor. Bu siteyi nasıl ve hangi şartlar dahilinde kapatabilirsiniz? Porno materyel gösterimi yapmak sınırı çizilmiş şartlar dahilinde kanuni bir hak değil midir? Bunları kapatmak bu anlamda suç değil midir?
  8. Bu anlamda bakıldığında genelev işletmek bir suç mudur? Kapatılmayı hakeder mi?
  9. Bir kurumun içinde suç unsuru oluşturabilecek bir materyele bizim erişemiyor olmamız, bu kurumun suçunu ortadan kaldırır mı?
  10. Bir kurumun suç unsuru içeren bir materyeli bir süre barındırmış olması, ardından onu ortadan kaldırması onun suçunu tamamen ortadan kaldırır mı? Bir başka deyişle hiç suç unsuru barındırmamış bir kurumla suç unsuru barındırıp bunu kaldırmış olan iki kurum hukuk gözünde aynı mı olmalıdır?

Google’ın sorunu dünyanın büyük olması

Filed under: Koyunlar Ülkesi — admin @ 22:35

Google yakında kapıyı kilitleyip dükkanı kapatırsa sakın şaşırmayın. Türkiye’de bir dava, Afganistan’da bir dava. Çin’de bir dava. Avustralya’da bir dava. İş mi yapsın davalara mı baksın bilemez pozisyona geldi. Yakında dünyanın en büyük arama motoru ve avukatlık şirketi haline dönüşebilir.

(more…)

Sansürlü bir hafta sonunun basın anatomisi

Filed under: Koyunlar Ülkesi — admin @ 22:32

3 Haziran 2010 Perşembe günü internet dünyası Google’ın bazı hizmetlerinin çalışmamasıyla çalkalandı. Rivayet oydu ki devletimiz, TİB kanalıyla internete yeni bir dalga sansür daha getirmişti. Youtube olayının arkasından bu kabul edilemezdi. Buna karşı bir an önce önlem alınmalıydı.

Cuma günü Yeni Şafak Gazetesi konuyla ilgili hayata geçirilen Anadolu Ajansı kaynaklı Google’a Erişim Yasağı başlıklı haberde “Google’a erişim yasağı Telekomünikasyon iletişim Başkanlığının (TİB) kararıyla Google’a ait bazı IP’lere (internet Protocol Address), “hukuksal nedenlerden dolayı” erişimin engelleneceği öğrenildi” dendi. Hemen ertesi gün olayın boyutları biraz daha belli olunca Yeni Şafak kendi haberini “‘Google engellenmedi Youtube IP’leri güncellendi” şeklinde düzeltti. (more…)

Powered by WordPress