17 Temmuz günü yapılan İnternet Yasaklarına Karşı Yürüyüş, 18 Temmuz’da 6 farklı gazetede orta ve küçük boyutlarda haber oldu. Haberlerin çıkış sayıları ve bunların genel sebepleri konusunda ufak bir analiz yapmaya çalıştım. Umarım bu ve bundan sonraki etkinliklerde herkesin işini görür…
- Haberin oluşma saati ne yazık ki haberlerin tüm Türkiye gazetelerine girmesini sağlamaktan uzaktı. Saat 17:00′de başlayan yürüyüş doğal olarak İstanbul dışı baskıları kaçırdı. Gazetelere bu saatte girmesi bile mucize sayılır.
- Ajanslar haberi geniş ve kapsamlı olarak geçemedi.
- Gazeteler görüş olarak ikiye bölündü. İktidara karşı atılan sloganlar ve açık hedef haline getirmek, basının bir kesimini haberi kullanmamaya itti. Böylece toplumun bir kesimi ihtiyaç duyduğu halde mesajlara ulaşamadı.
- Resimler genellikle birbirinin aynıydı. Böylesi etkinliklerde daha farklı kareler organize edilebilir, üst katlardan kalabalığı gösteren karelerin kullanılması sağlanabilirdi. 1.000 kişinin katılımı olduğu söylense de her karede ortalama 15 kişiden öteye gidemedi görseller.
- Basının ilgi gösterebileceği kanaat önderleri ve/veya tanınmış şahsiyetler kullanılabilmiş olsaydı farklı basın organlarının konuya ilgi göstermesi sağlanabilir, haberin gazetedeki mürekkep payı artabilirdi. Yürüyüşün entelektüel yapısını ezmemesi için bunun yapılmamış olması öngörülebilir ama bazı şeylerin daha iyi çıkması için bir takım mesajlardan feragat edilebilirdi.
- Başlığa çıkması için önemli bir slogan seçilebilir ve onun üstüne oynanabilirdi. Gazetelerle yürüyüş içinden bir sözcünün röportaj yapması, röportaj yapan kişinin de basında bilinen biri olması konuyu daha yukarı çekebilirdi.
Bu söylenenlerin tamamına yakını hipotetik şeyler. Öyle olabilirdi, ama olmayabilirdi de. Ama bu 6 maddeden üçünün farklı yapılması haber sayısını da daha yukarı çekebilecek nitelikte olurdu.





Gavurlar her konuda bizden iyiler. İyi şeylerde de kötü şeylerde de. Geçtiğimiz günlerde Associated Press haber ajansı, dünyanın en ilginç haberlerinden birini geçti: İngiltere’de 2.6 milyon mikroçip, Londra sathındaki bütün evlerdeki çöp kutularına yerleştirilecekmiş. Birisi çöpe bir şey attığı zaman çöp kutusu onu tanıyacakmış. Böylece çöp “yaratan” kişi, diğerlerine göre daha fazla çöp vergisi verecekmiş.
